ruhumun, en kırgın olduğu dönemdeyim sanırım. en yakınlarıma karşı bile duyduğum bir mide bulantım var. sarf ettikleri tüm sözler boğazımda düğüm olup yutkunuşlarıma her geçen gün engel oluyor. artık tüm bu can yanışlarımda yutkunamıyorum bile. buna bile hakkım yokmuş gibi. yüreğimin karşısında elinde bir bıçak tutan kişilerin uğrunda ölebileceğim kişiler olması o kadar yakıyor ki canımı. onlar duygularımı hor görüyor. midemde büyük bir bulantı yaratan da bu. insan, duygularıyla var olmaz mı? bir insan nasıl olur da tüm bunlar karşısında pervasız olabilirdi? tanrım, canım çok acıyor. lütfen gör beni. hisset acımı. lütfen. her geçen gün yüreğim parçalara ayrılmaya devam ediyor ve güçlü durmaya çalışarak zerrelerini toparlıyorum başkalarının ellerinden. yorgunum. toparlanmış gibi yaparkenki yutkunamayışlarım çok yoruyor. sadece uyumak istiyorum. sonsuz bir uykuya dalmak ve hiçliğe karışmak. her bir zerremle. yüreğimle.
"bu yağmurlar aslında yalnız seni anlatırlar. "
